Çaresizlik Sendromu Teorisi


   Çaresizlikte kaç insan eder ki bir kişi ? Bir kendisi, bir gölgesi, bir de hayali...
                                                     (Ertürk Akşun)

Çaresizliği tanımlayalım mı ilk önce TDK "Çare bulamayan kimse" demiş. Bana göre de eğer durumun gerçekleşme ihtimali %0 ise o zaman çaresizsinizdir. Örneğin ölüyü geri getirememek gibi. Verilmiş en büyük nimet de denilebilir. Evet çok zor bir durum elinizden hiçbir şeyin gelememesi fakat sizi öyle güçlü biri yapar ki kimse yıkamaz kolay kolay. Ona verilmiş bu yükü kaldıramayıp pes edenlerdir intihar edenler. Hayat herkes için maalesef o kadar kolay geçmiyor. 

 Her şey babamın köyündeki çocukların imkansızlıklar içinde büyümelerine rağmen mühendis, doktor ve öğretmen olmaları ile başladı. Ailem de beni sürekli onlar ile kıyaslıyor " Bizim Ahmet'in tırnakları kömürden görünmezdi şimdi çok iyi bir hastanede Cerrah olmuş, sen ise hala yerinde saymaya devam et belki arkadaşın gibi köfteci olursun, biz sana onlardan daha çok imkan sağladık." deyip dururlardı, siz sakın çocuklarınızı başkaları ile kıyaslamayın. Daha sonra büyüdükçe olayları sorgulamaya başladım. Çünkü öğrendiğim tek bir şey vardı o da aklın genetik faktörlere bağlı olmasıydı. Onların ailesi ise Hayvancılık ve Tarımla uğraşıyorlardı. Yani bu kadar yüksek IQ'lerinin olabilmesi için onların da eğitimli olması gerekiyordu. Bu durum oldukça aklımı karıştırıyordu çünkü hayatı sürekli sorguluyor ve araştırmalar yapmayı seviyordum. Bir gün halama köye gitmek istediğimi söyledim. 

 Araştırma 1  
  Oraya vardığımda okula gittim, binanın yapısı oldukça eski görünüyordu. Öğretmenden izin aldım çünkü zaten sadece 1 tane vardı. İçeriye girdiğimde 1,2,3,4,5 sınıfın aynı sınıfta olduğunu gördüm. Sebebini sorduğumda burasının az nüfuslu olması sebebi ile böyle uygulandığı söylendi. Daha sonra köyden daha uzak bir yerde olan orta okula gidiyorlarmış. Bir çocuğu gözüme diktim ve onunla konuşmak istedim fakat hızlıca koşuyordu arkasından koşup bu acelen ne deyince " Aba benim bu ayakkabılarımı abime yetiştirmem gerek, koyunları otlatacak" dedi ve yok oldu. O an aklıma Anneannemin anlattığı olay geldi. Küçükken ailenin tek kızı olduğundan okula gönderecek imkanları olmayınca abilerinin eşyalarını giyip okula gidermiş. Beni tanımadıkları için çekindiler bende sorularımı soramamıştım. Daha sonra komşunun oğlunun o okula gittiğini öğrendim ve sabah olmasını beklemeyip onlara misafirliğe gittik. Gittiğimizde elektrikler kesilmişti. Çocuğa bakmaya gittiğimde yerde ha söndü ha sönecek mumu ile yere yatmış ders çalışıyordu. 
 " Ne olacaksın bakalım sen büyüyünce" diye sordum
" -Muhtar" 
"Neden muhtar ?"
"-Neden olacak bizim muhtar emmi yatar durur, pek bir iş gördüğü yok, yollara baksan taş, toprak. Kardeşimi ben aha bu yollar yüzünden kaybettim."
"Çok üzüldüm ne oldu ki ?"
"-Traktör yuvarlanmış derler, kardeşimde altında kalmış" 
" Ha sen asfalt mı döşettireceksin büyüyünce ?" 
" Evet "

 Notlarını sorduğumda hepsi pek iyiymiş bizim oğlanın. Kitaplarını devlet sağlıyor, bilgileri de öğretmenleri ile pekiştiriyorlardı. Liseleri şehir merkezinde olduğu için çoğu kişinin durumu yetmiyor ve çocuklarını gönderemiyorlardı. Buna rağmen çocuklar 3 saatlik yolu yürüyor ve liselerine gidiyorlardı. 

 Bunların sonucunda hepsinin hayallerinin olduğunu gördüm. Onların hayalleri ailelerini kurtarabilmek, Kendilerini kurtarabilmekti. 
Yani çaresizliğin aslında bir etmen olduğunu ve onların da bu eylemi yapmaları gerektiği, okumaktan başka bir çareleri olmadığı için yaptıklarını öğrendim

 Peki bizim ailelerimiz ne yapıyor "Oğlum bak okursan kendine, okumazsan kendine" Bu kalıplaşmış cümlenin arkasında aile desteği var. Yani o çocuklar biliyor ki eğer okumazlarsa aileleri onları bırakmayacak. Örneğin kızlara genelde evlendirelim gitsin deniliyor. Oğlanlarda bir şekilde şartları ağır meslekleri yapmak zorunda kalıyorlar. Kısaca okumak isteyen insanın bir hedefi olduğu için kimsenin hayallerini yıkmasını istemiyor. 

 Sadece düşünüyorum acaba bana bu kadar imkan verilmeseydi de çaresizlik içinde büyüseydim o zaman gerçekten okur muydum hiç yılmadan tembellik etmeden. Çünkü lisede sırf sınıfta kalmayacak şekilde ders çalıştığımı fark ettim. Hayatta böyle aslında elindeki bütün imkanların alınmadıkça fark edemeyebiliyorsun bazı şeyleri... 



Çaresizlik Sendromu Teorisi Çaresizlik Sendromu Teorisi Reviewed by Elif Sağlık on 1/31/2018 Rating: 5

24 yorum

  1. Sağlığımızın kıymetini bile çoğu zaman kaybedince anlıyoruz. İmkansızlıklar içindeyken daha gayretli oluyor insan. Bolluk içindeykense fark etmiyor bile birçok şeyi. Bu güzel yazı için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, değerlerimizi kaybetmeden anlamalıyız

      Sil
  2. Harika bir yazıydı . İmkanlar elbet önemli de . İnsanın okumayı sevmesi gerekiyor bence . Yoksa okuyup da çok para kazanıcam diye düşünürsek ben bir mühendisim ama çok para kazanıyor muyum . 😂😂😂 Düşünülür . Daha kendimi bile kurtarabilmiş değilim ... Ama ben başarılı bir öğrenciydim neden çünkü okumayı çok çok seviyordum . Ve hedeflerim vardı . Kendime hedefler koyar başardığımda da mutlu olurdum . Çaresizlik zor bir şey . Bazen bazı durumlarda ciddi derecede çaresiz hissediyoruz . Oysa muhakkak bize bir kapı açılacak belki bugün belki yıllar sonra . Herşeyde bir hayır var deyip savaşmayı bilsek belki daha mutlu olacağız . Mutlu günler diliyorum. Sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlatmak istediğim de o, savaşmalıyız.

      Sil
  3. Her imkansızlık içinde büyüyen de başarılı olamıyor bence. Sanırım bu biraz kişilik meselesi :)) Ailelerin karşılaştırma yapmasını ben de doğru bulmuyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim gözlemlediklerim o yöndeydi, bende öyle...

      Sil
  4. Demek ki çaresizlikte 3 kişi ediyormuş 1 kişi...Ben de yokun ne olduğunu bilenler en çok kıymet bilirler diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  5. Kıyaslama olayından ben de hiç hoşlanmıyorum. Herkesin kapasitesi, imkanları farklıdır. Gücü, zekası, becerisi herkesin farklıdır. Mühim olan kişinin kendisine verilen imkanla neyi iyi yapabildiğini tesbit etmesidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin algılayış şekli farklıdır, belki senin müzik kulağın çok iyidir ama benimde resim yeteneğim çok iyidir

      Sil
  6. toplumumuzda "çaresizlik insana herşeyi yaptırır" diye geçerli kabul görmüş bir anlayış var..çaresizlik sendromi teorisi yazındaki bilgilerde buna hitap etmiş gibi önemli bilgiler var..emeğinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, evet her şeyi göze alır insan

      Sil
  7. herkesin zekası ve kişiliği farklı, elinden geleni yapsa da başarılı olamayabiliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstediği alana yönelirse ve başarılı olduğu alanı fark ettiyse başaramayacağı şeyi yoktur insanoğlunun

      Sil
  8. Umutlarımız elimizden alınırsa yok oluruz.Başarıyı tatmalı her birey.Umutlar,hayaller ve başarı birbirini kovalar.Çaresizlik ise gerçekten çok kötü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döngüde kalmalı döngüde akmalı insan

      Sil
  9. heeey ne güzel araştırma yapmışsıın. hayaller tabiii eveeet. o zaman olmaz diy mi çaresizlik filan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürlerrr evet hayal kuralım hep :)

      Sil
  10. Mevcuttan daha iyi yaşam şartlarına ulaşmak için, insanın bazen hiçbir seçeneği olmuyor okumaktan başka. tek hayalini kurabildiği okullar, kitaplar ve okumak. Araştırmanız için dahil edin o zaman; 1970'ler, sokaklarda insanlar ölüyorlar düzinelerce ve anam gitme dedi üniversite sınavlarına, öldürürler. "yarı yarıya şansım var gidersem, gitmezsem zaten ölüyüm" demiştim. kararlılığımı görünce bir daha bir şey söylemedi ama kıvranıp durduğunu biliyorum.
    İntiharsa, umut yoksunluğundandır bana göre; yükün ağır gelmesi değil. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halil bey hikayenizi çok merak ettim doğrusu, daha detaylıca öğrenmek isterim teşekkür ederim

      Sil
  11. Kuzummm araştırmana bayıldım öncelikle... İnsan ne zaman başarılı oluyor ya da hayal edebiliyor? Bir çıkmaz sokaktayken ya da duyguları incindiğinde... En azından kendimde öyle ne zaman başarılı hissetsem kendimi öncesinde büyük olaylar yaşamamdan kaynaklı... Bazen yapacağım bir adımda fırsatım olmamasından yakınırken gerçekten istediğim bir şey için farklı yollar deneyerek fırsatı kendimin yarattığını fark ettim. Bu da ancak hayal, istek ve harekete geçmekle oluyor kuzum. Öpüyorum çok <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bunları yaşadığımız için şükretmeliyiz bence çünkü hayata bakışımızı daha net görmemizi sağlıyor

      Sil